Google şimdi de grip casusluğu yapacak

12/11/2008 · Kategori: bilim

Google şimdi de grip casusluğu yapacakGoogle'ın başlattığı "Google flu trends (Google grip trendleri)" hizmeti, grip salgınlarının hangi coğrafik bölgelerde yaygınlaştığını tespit ederek hükümet görevlilerine yardımcı olacak.

Google, termometre, grip septomu, kas ağrısı, göğüs daralması gibi griple ilgili anahtar kelimelerin aranmasını takip ederek, bu kelimelerin en çok arandığı bölgeleri, Amerikan Salgın Kontrol ve Mücadele Dairesi (CDCP) ile tam zamanlı olarak paylaşacak. Google'ın Amerikan hükümetiyle yakın işbirliğine girmesi, endişelere de sebep oluyor.

Ancak Google, kişisel internet bilgileri mahremiyetinin korunacağını garanti ediyor. Google'ın anlık olarak ülke genelinden derlediği istatistiklere sadece hükümet yetkilileri değil, isteyen herkes anında google.org/flutrends/  adresinden ulaşabilecek. Google yetkilileri, yapılan denemelerde, griple ilgili terimlerin internette çok arandığı bölgelerde salgın olduğunun anlaşılmasından sonra bu hizmeti başlatmaya karar verdiklerini ifade ediyor. Google grip alarmı, şimdilik sadece ABD ile sınırlı. CDCP yetkilileri ise, Google'ın, imkanlarıyla, kendilerinden bir hafta ileride olduğunu ifade ederek, bu yeni hizmetin kendileri için çok önemli bir kazanım olacağını beliriyor.  

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Açık kaynağa ilgi artıyor

12/11/2008 · Kategori: bilim

 

Açık kaynak kodlu yazılım denildiğinde akla gelen isimler arasında; Mozilla Vakfı ürünleri olan Firefox, Thunderbird gibi markaların yanı sıra OpenOffice, Pardus gibi yazılımlar da geliyor. Bu isimler popülerliğini koruyor olsa da, aslında bu listeye ekleyebileceğimiz sayısız yazılım ve platform bulunuyor. Geliştirilme ve dağıtma mantıklarının farlı olmasının yanı sıra, başarıları ile de göz dolduran bu ürünlere olan talep, her geçen gün daha da artıyor. Açık kaynak kod dünyasının en büyük destekçilerinden biri olan teknoloji devi Sun Microsystems, bu desteğini ülkemizde de sürdürüyor. Veritabanı yönetim sistemi MySQL'li satın alarak açık kaynak kod dünyasına hediye eden firma; Solaris, OpenOffice, VirtualBox gibi çok başarılı açık kaynak kodlu projelerin de sahibi.

Açık Kaynak Kodun Faydası

Bireysel kullanıcıların ihtiyaçlarından tutun da kurumsal şirketlere kadar çok sayıda çözüm barındıran açık kaynak kodlu projeler; maliyet, esneklik ve destek gibi önemli avantajları en iyi şekilde sunuyor.

Çok başarılı bir fikriniz var ve bu fikri hayata geçirmek için yeterli miktarda maddi imkanınız yoksa, soluğu açık kaynak kodlu projelerde alabilirsiniz.

Facebook ve Google gibi örnekler, bu konuda en önemli başarı hikayeleri arasında yer alıyor. Sahip olduğunuz açık kaynak kodlu sistemi, kendinize uygun şekilde değiştirip güncelleme gibi bir imkanınız da mevcut.

Bu sistemlerin geliştirilmesi için sadece size çalışan teknik ekip değil, açık kaynak koda gönül vermiş milyonlarca geliştirici de sizinle beraber çalışıyor.

Devler de Açık Kaynak İstiyor

Maliyetlerin, verimliliğin ve sürekliliğin çok önemli olduğu dev firmalar da açık kaynak kodlu sistemleri tercih ederek, yazılım sektörünün geleceği konusunda önemli ipuçları veriyorlar.

Ülkemizde açık kaynak koda destek veren devler arasında; Turkcell, Vodafone, Yapı Kredi, ING Bank gibi isimler yer alıyor.

Devlet Desteği Çok Önemli

Açık kaynak kodlu projelerin benimsenmesi, uygulamaya geçirilmesi ve desteklenmesi konusunda resmi destekler çok önemli durumda. Ülke olarak bu vizyona sahip çıkanlar, kısa zamanda önemli gelişmeler kaydediyorlar. Almanya, Fransa, Japonya gibi ülkelerin önemli destekleri mevcut.

En ilginç örnekler arasında yer nalan Çek Cumhuriyeti ve Polonya, açık kaynak koda verdiği destek sayesinde yazılım pazarını son 5 yıl içerisinde 8 kat büyüterek doğru adım attığını da gözler önüne sermiş durumda.

Sun, Büyük Destek Veriyor

Uzun zamandır açık kaynak kodlu projelere verdiği destek ile gündeme gelen teknoloji devi Sun Microsystems, bu konuda kendi sınırlarını zorlamaya devam ediyor. Sun Microsystems, Sun Storage 7000 serisi adı altında (kod adı: Amber Road) dünyanın ilk açık depolama sistemlerini pazara sundu.

Sektör standardı bileşenler ve Sun'ın açık kaynak yazılımına dayanan bu yeni depolama ailesi, rakip depolama sistemlerine oranla çığır açan analitik yetenekler, 4 kata kadar performans artışı, 4 kat daha az enerji tüketimi, sadece 5 dakikada kurulum ve yüzde 75'lere varan maliyet tasarrufu sunuyor.

Açık Kaynak Kodun Gücünü İzleyin

Sun Microsystems'a ait Network.com, Sun Grid programlama sistemi kullanarak yaratılan 3D (üç boyutlu) animasyon filmi "Big Buck Bunny"ye sunucu hizmeti veriyor ve filmin internet üzerinden sürümünü yapıyor.

Big Buck Bunny film projesi, 3D animasyon dünyasına girerken karşılaşılan engellerin, kullanılan programlama platformları sayesinde ne kadar azaltılabileceğini gösteriyor. Film, blender.org ve talebe bağlı olarak "Tıkla ve Çalıştır" kolaylığında kullanılabilen çevrimiçi grid uyumlu uygulamalar koleksiyonu olan Network.com Uygulama Kataloğu'ndan ulaşılabilen, açık kaynak kodlu 3D yazılım seti Blender kullanılarak yaratıldı. Bu videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.

En Büyük Destek

Blender ekibi, büyük bir stüdyonun desteği olmaksızın; topluluk desteği, açık kaynak yazılımı ve kullanılan programlama platformu sayesinde başarıyı yakaladı. Film açık içerik yaratımını sadece geliştirilmesinde açık kaynak yazılımı kullanılmasıyla teşvik etmekle kalmıyor, sanatçıların, stüdyo veritabanında bulunan ve filmin yapımında kullanılan tüm varlıklar ile dosyalara serbest erişimlerine izin veren, açık bir lisans altında dağıtımı ile de açık içerik yaratımını destekliyor.

 

 

:: Açık kaynak kodun gücüne güveniyor musunuz? Düşüncelerinizi paylaşın.


Hakkı Alkan - http://shiftdelete.net

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Hidrojen sülfür gazı farelere iyi geldi

12/11/2008 · Kategori: bilim

Hidrojen sülfür gazı farelere iyi geldiGeorgia eyaletindeki Atlanta Emory Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. David Lefer, çürük yumurta kokusuna benzer kokusuyla bilinen bu zehirli gazın farelerde tansiyonu düzenleyebildiğini ve iltihapları azalttığını söyledi.

Araştırmayı yürüten ekipte yer alan Lefer, bilim adamlarının insanlarda ve memeli hayvanların vücudunda bulunan enzimlerin çok az miktarda hidrojen sülfür ürettiğini farkettiklerini bildirdi.

Madenciler ve lağım işçileri için tehlike oluşturan bu gazın, kalp dokusundaki hücreleri uyardığı ve bu hücrelerin kan kaybıyla hücrelerin yokolması sürecinde kendi antioksidan maddelerini ve moleküllerini üreterek bu süreci durdurduğu kaydedildi.

Bu gazın kalp üzerindeki etkisini test etmek için bilim adamlarının, deney farelerinin kalp kaslarının bir bölümünü işlevsiz duruma getirdikleri belirtildi.

Bu farelerin bir bölümüne 1 hafta boyunca günde 1 kere damardan hidrojen sülfür gazı içeren bir karışım verildi. 4 hafta sonra bilim adamları, hem karışım verilen hem de verilmeyen faralerin kalp kapasitesini ölçtüler.

Karışım verilen farelerin kalp kapasitelerinin daha yüksek olduğunu gördüklerini belirten Emory Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. John Calvert, ''Çalışmalar, hidrojen sülfürün kalp yetersizliğini azalttığını gösteriyor'' dedi.


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Nanoteknoloji hücreyi kurye yaptı

12/11/2008 · Kategori: bilim

Nanoteknoloji hücreyi kurye yaptı ABD'nin prestijli üniversitesi Massachusetts Institute of Technology'den (MIT) araştırmacıların geliştirdiği hücreler polimer "sırt çantaları" taşırken, normal fonksiyonları korunuyor.

Araştırmacılar, Nano Letters dergisindeki makalelerinde, bu çantacıkları manyetik nano parçacıklarla doldurarak mıknatıslarla harekete geçirme olanağı elde ettiklerini belirterek, bu yaklaşımın doku mühendisliğinde doğrudan bu tip hücrelerin kullanılmasına olanak tanıyabileceğini kaydetti.

Araştırmaya katılanlardan Albert Swiston, canlı hücreler kullanarak, hem hücrelerin doğal fonksiyonlarından yararlanılabileceğine, hem de vücudun belirli bölümlerine ihtiyaca göre ısmarlama yük taşınabileceğine işaret etti.

Çok katlı polimer teknoloji olarak bilinen teknikle "sırt çantalarını" geliştiren ekip, üç katmanlı bu çantacıklara hücreleri bağladı.

Hücreleri vücudun belirli bölümlerine taşıyarak, MR görüntülemesinde görüntü kalitesinin arttırılması veya bağışıklık sistemi tipinde bir hücre olan "limfosit" gibi yüklerin istenen bölgeye gönderilmesi hedefleniyor.

İlaç taşınmasının yanında bu yaklaşımın, aşıların da lenf sisteminde hedeflenen noktayı daha doğru bulmasına yardımcı olabileceği düşünülüyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Japonlar yine yaptılar yapacaklarını

10/11/2008 · Kategori: bilim

Japonya'nın Yokohama kentindeki RIKEN araştırma enstitüsüne bağlı Gelişimsel Biyoloji Merkezi'nden fare kopyalama uzmanı Teruhiko Wakayama ve meslektaşları, farenin hücre zarları, donmadan ötürü çatlamış olduğu halde, hayvanı kopyalamayı başardı.

Çalışmalarını, ''Proceedings of the National Academy of Sciences'' adlı bilimsel dergide kaleme alan araştırmacılar, ''hücre çekirdeği transfer tekniklerinin, hayvanların yeniden canlandırılmasında kullanılabileceğini'' belirttiler. Makalede, bu tekniğin ayrıca, genetik stoklar oluşturularak, korunması gereken türlere ait genetik bilgilerin sonraki kuşaklara aktarılmasını sağlayacağı belirtildi. Araştırmacılar tekniğin, ''organizma parçalarının dondurularak uzun süreler saklanması yoluyla, değerli genetik stokların oluşturulabilmesine ve ileride gerekli olduğunda kullanılabilmesine imkan sağladığını'' belirttiler.   

Wakayama'nın ekibi, kopya farelerin oluşturulması için, klasik hücre çekirdeği transfer yöntemini kullandı. Yumurta hücresinden hücre çekirdeği çıkarıldı ve yumurtaya bunun yerine, kopyası yetiştirilecek olan donmuş hayvanın normal bir hücresinden hücre çekirdeği alınarak yerleştirildi.

Ardından doğru biçimde kimyasal ve elektriksel tetikleme yapılarak, yumurta hücresinin, tıpkı bir sperm hücresiyle döllenmiş gibi bölünerek çoğalmaya başlaması sağlandı.

Araştırmacılar makalelerinde, ''hücre çekirdeği transferi yöntemi bizlere, türü tükenme tehlikesi altında olan memelileri koruma imkanı sağlıyor'' şeklinde yazdı.

''DONMUŞ OLARAK BULUNAN MAMUT YENİDEN ORTAYA ÇIKARILABİLECEK Mİ?''

Ancak araştırmacılar, soyu tükenmiş hayvanların yeniden yaratılmasının, bunlara ait canlı ve genetiği deforme olmamış hücrelere ulaşılmadığı sürece, mümkün olmadığını da belirttiler.

Araştırmacılar, ''donmuş durumda elde edilebilen, mamut gibi türü tükenmiş hayvanların canlı hücreleri elde edilemeyeceği için ve geriye kalan genetik maddeler deforme olmuş olacağı için, kopyalanarak yeniden canlandırılmaları, uygulanabilir değildir'' dediler.

Rus bilim adamları Sibirya'da, 40.000 yıl önce donarak ölmüş bir mamut kalıntısı bulmuşlardı. Wakayama'nın ekibi, bu tür kalıntılardan klonlama yapmanın, kullanılabilir hücre çekirdeği bulunmasına bağlı olduğunu vurguladılar.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

İstanbul Hava Durumu İstanbul Hava Durumu